Prof. Dr. Semir Över harita üzerinden gösterdi! Doğu Akdeniz’de 7 ve üzeri deprem mümkün mü?

Prof. Dr. Semir Över harita üzerinden gösterdi! Doğu Akdeniz'de 7 ve üzeri deprem mümkün mü?

Prof. Dr. Semir Över harita üzerinden gösterdi! Doğu Akdeniz’de 7 ve üzeri deprem mümkün mü?

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semir Över, son günlerde sosyal medyada yayılan “Doğu Akdeniz’de her an 7 ve üzeri büyüklüğünde deprem olacağı” iddialarını değerlendirdi. Över, bu tür paylaşımların gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirtti.

Hangi faylar risk taşıyor?

Prof. Dr. Över, 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin Çelikhan’dan Türkoğlu üzerinden Amik Ovası’na kadar uzanan hattı kırdığını ve bu kırılmanın Doğu Anadolu fay zonu üzerinde gerçekleştiğini hatırlattı. Bu kırılma ve sonrasında geliştirilen modeller, bölgedeki fay hatlarının yorumunda farklılıklara yol açtı.

Karataş-Osmaniye fay zonu

Över, Adana’nın güneyinde Karataş ile Osmaniye arasında uzanan Karataş-Osmaniye fayının uzun süredir büyük deprem üretmediğini ve burada bir deprem beklenebileceğini söyledi. Ancak bu fayın üretebileceği depremin büyüklüğünün yaklaşık 6 ile 6.6 arasında olabileceği, 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem beklentisinin doğru olmadığı vurgulandı.

Neden 7 büyüklüğü beklenmiyor?

Uzun süre büyük deprem üretmemiş fayların varlığı, mutlaka çok büyük bir deprem olacağı anlamına gelmez. Över, 2023 depremlerinin Amanos Dağları’nın yapısal özellikleri nedeniyle Osmaniye yönünde büyük bir kırılma oluşturmadığını, bu nedenle Doğu Anadolu fay zonunun batı kolu gibi bir yapının bulunmadığını belirtti. Bu yüzden sosyal medyada dolaşan “her an 7 ve üzeri” söylemlerinin bilimsel dayanağının zayıf olduğu ifade edildi.

Olası etkiler ve hazırlık

Prof. Dr. Över, Karataş-Osmaniye fayının yaklaşık 6–6.6 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini ve bu tür bir sarsıntının enerji dalgaları halinde İskenderun Körfezi ve çevresindeki yerleşimlerde ciddi titreşimlere neden olabileceğini söyledi. Depremin yol açacağı hasarın doğrudan yapı kalitesine bağlı olduğunu, özellikle 2023 depremlerinde zarar gören ve güçlendirilmeyen binaların risk taşıdığına dikkat çekti.

Uzman, depreme dayanıklı yapı stokunun ve güçlendirme çalışmalarının önemine vurgu yaparak, güvenli şehirlerin ancak sağlam yapı stoğuyla mümkün olacağını belirtti. Resmi kurumların izlediği veriler ve uyarılar için AFAD gibi yetkili kuruluşların açıklamalarına başvurulması gerektiğini hatırlattı.

Sosyal medyada yayılan iddialar karşısında panik yerine yetkili kurumların bilgilendirmelerinin takip edilmesi, yapıların güçlendirilmesi ve bireysel hazırlıkların artırılması uzmanların ortak önerileri arasında yer alıyor.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *