Türkiye, Arap Birliği, İİT ve 18 ülkeden İsrail’in Batı Şeria kararlarına ortak kınama

Türkiye, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve 18 ülkeden ortak açıklama

Türkiye, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve 18 ülkenin dışişleri bakanlarının ortak yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki “hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten” bir dizi kararı en güçlü şekilde kınandı. Ortak bildiri, bu kararların Filistin topraklarının statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar içerdiğine ve yasa dışı yerleşimleri hızlandırdığına dikkat çekti.

Kınama ve geri alma çağrısı

Açıklamada, İsrail Hükümeti’ne söz konusu kararları derhal geri alma ve uluslararası yükümlülüklerine riayet etme çağrısı yapıldı. Ortak metinde bu kararların, Filistin topraklarını İsrail’in “sözde devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırdığı, yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve İsrail idaresini derinleştirdiği vurgulandı. Bildiri, bu tür adımların sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçası olduğunu belirtti.

Uluslararası hukuk ve bölgesel çabalar

Açıklamada, İsrail’in kararlarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü başta olmak üzere uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi. Metin, alınan kararların Gazze için önerilen 20 Maddelik Plan ve bölgedeki diğer barış girişimlerini zayıflattığını; bölgesel entegrasyon ile istikrar umutlarını tehdit ettiğini ifade etti.

Vergi gelirleri ve temel hizmetler

Ortak açıklamada ayrıca İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait bazı vergi gelirlerini alıkoymasına yönelik eleştiri yer aldı. Bakanlar, Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken bu gelirlerin derhal serbest bırakılmasını istedi; bu gelirlerin Gazze ve Batı Şeria’daki temel hizmetlerin sürdürülmesi açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.

E1 projesi ve yerleşim politikalarındaki hızlanma

Bildiride, söz konusu kararların E1 projesinin onaylanması ve ihalesinin yayımlanmasının ardından geldiği, bunun İsrail’in yerleşim politikasında benzeri görülmemiş bir hızlanmaya işaret ettiği kaydedildi. Metin, bu tür eylemlerin Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik doğrudan bir saldırı teşkil ettiğini belirtti.

İki devletli çözüme bağlılık

Ortak bildiri, 1967 sınırları temelinde, Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda, adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusunda sarsılmaz bağlılığı tekrar etti. Metin, bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesinin bölgesel barış ve istikrar için zorunlu olduğunu vurguladı.

Açıklamada ayrıca Kudüs’teki statükonun korunmasının önemi, Haşimi himayesinin tarihi rolünün tanınması ve kutsal mekânlardaki tekrarlayan ihlallerin kınanması gibi hususlar da yer aldı. Ortak metni imzalayanlar, yerleşimci şiddetine son verilmesi, sorumluların hesap vermesi ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde somut adımlar atılması çağrısını yineledi.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *