Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantıda, suça sürüklenme olgusunun çok boyutlu yapısı ve çözüm için sahadaki paydaşlarla çalışma gerekliliği vurgulandı.

Komisyon çalışmalarını sahadan besleyecek

Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, sadece adli istatistikler ve kurumsal raporlarla yetinilmeyeceğini belirterek, çocuklarla doğrudan temas eden aktörlerin görüşlerinin çalışmalara dahil edileceğini söyledi. Durgut, “Suça sürüklenme olgusu çok boyutlu ve çok aktörlü bir alanda şekillenmektedir” ifadelerini kullandı.

Çalıştay bulguları ve erken müdahale vurgusu

Hazar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Kerimoğlu, milletvekillerine sunduğu çalıştay bulgularında, suça karışan çocukların önemli bir bölümünün daha önce mağduriyet yaşadığını hatırlattı. “Yapısal sorunlara baktığımızda, suça karışan çocuğun ‘Beni görün, beni duyun’ çağrısı olduğunu düşünüyoruz” diyen Kerimoğlu, erken müdahalenin önemine dikkat çekti.

  • Kerimoğlu’nun aktardığı verilere göre 2024 yılında 612 bin 651 olay kayda geçti; fail olduğu belirtilen çocuk sayısı 212 bin 785, mağdur olan çocuk sayısı ise 279 bin 620.
  • Fail konumundaki çocukların yüzde 86’sını erkekler oluşturuyor; en yoğun yaş grubu 15-17.
  • Erken müdahale dönemi olarak görülen 10-14 yaş aralığının kaçırıldığına işaret edildi.

“Çocuğa özgü adalet” çağrısı

Mevcut yapıda çocukların yetişkin ceza sisteminin kalıpları içinde değerlendirildiğini söyleyen Kerimoğlu, “Bugünkü yapı yetişkin bir ceza sistemi ve oransal indirimler üzerinden yürüyor; bu, çocuk adalet sistemi değildir” dedi. Çocuğun yüksek yararını merkeze alan, onarıcı ve yönlendirici (diversiyon) tekniklere dayalı, çocuğa özgü usul, kurum, infaz ve rehabilitasyon adımlarını içeren bir yaklaşımın gerekliliğini vurguladı.

Dijital ortam riskleri ve yaş doğrulama

Kerimoğlu, çocuk çetelerinin sayısının arttığını, sosyal medyanın ise “tavşan deliği” etkisiyle çocukları riskli içeriklere savurduğunu belirtti. Pornografi, uyuşturucu ve suç gruplarıyla çevrim içi temasların arttığına dikkat çeken Kerimoğlu, “Artık yaş doğrulama ve içerik regülasyonu milli güvenlik meselesi haline gelmiş durumda” ifadesini kullandı. Basına yansıyan “Casper çetesi” örneğini anımsatan Kerimoğlu, “yolunu kaybetmiş” çocukların nedenlerinin araştırılması ve güçlü önleyici mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.

Saha gözlemleri: İnternet kafelerin uyarıları

İnternet Kafeciler Esnaf Odası’ndan İlhan Taşkıran, kullanıcı profilinin büyük kısmının 13-25 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerden oluştuğunu belirterek, bu mekânların kimlik-yaş kontrolü, süre ve içerik takibi ile filtreleme yazılımları ve kamera sistemleri üzerinden denetim sağladığını anlattı. Sosyal medyanın, özellikle kısa video platformlarının, lüks ve “kolay para” algısı yaratarak akran baskısını artırdığını vurgulayan Taşkıran, “Sosyal medya platformları, özellikle TikTok bir sosyal medya platformu değildir, bir sosyal felakettir” değerlendirmesinde bulundu.

Komisyonun, farklı kurum ve meslek gruplarından gelecek katkılarla politika önerileri geliştirmesi ve kapsamlı bir rapor hazırlaması bekleniyor. Meclis komisyonlarının çalışma usul ve yapısına ilişkin bilgiler, TBMM’nin resmi internet sitesinde yer alıyor.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *