Orhan Pamuk’un komşusu isyan etti: Binayı yıktırıp kendi müzesi yapacak!

Orhan Pamuk'un komşusu isyan etti: Binayı yıktırıp kendi müzesi yapacak!

İstanbul Cihangir’de Taray Apartmanı tartışması

İstanbul Cihangir, Susam Sokak’taki Taray Apartmanı üzerinden yeni bir tartışma gündeme geldi. Posta Gazetesi’nin aktardığı habere göre 2022 yılında binaya ilişkin verilen “riskli yapı” kararı sonrası apartman sakinleri arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor.

Orhan Pamuk’la diğer maliklerin görüş ayrılığı

Haberde, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk ile bazı diğer kat malikleri arasında binanın yıkımı konusunda anlaşmazlık olduğu belirtildi. Posta Gazetesi’nden Alev Gürsoy Cimin’in haberinde, Pamuk’un apartmandaki daire sayısını artırarak çoğunluğu eline aldığı ve binanın yıkılmasını istediği iddia edildi. Buna karşılık diğer maliklerin binanın güçlendirilme projeleriyle korunabileceğini savunduğu ve yıkım kararına dava açtıkları ifade edildi.

Tarafların açıklamaları

Binayı yaptıran aileden 83 yaşındaki inşaat mühendisi Çetin Taray, Posta’ya yaptığı açıklamada apartmanda 18 daire olduğunu, Pamuk’un daha önce iki, son olarak da bir daire daha alarak şu anda 10 daireye sahip olduğunu iddia etti. Taray, “Apartmanda 18 daire var. Orhan Pamuk’un iki dairesi vardı. ‘Riskli yapı’ kararı çıkınca değeri düştü. Şu anda 9 değil 10 dairesi var. Son daireyi 1 ay evvel aldı. Çoğunluğu ele geçirdi” diye konuştu.

Taray ayrıca binanın 53 yıllık olduğunu ve sağlam olduğunu savunarak, “Yanımızdaki 150 yıllık binalara yıkım kararı çıkmazken bizimkine çıkıyor. Orhan Pamuk’un amacı bu binayı yıktırıp kendi adına bir müze yaptırmak” şeklinde iddialarda bulundu.

Orhan Pamuk’un avukatı Hikmet Güngör ise haberde yer alan iddialara ilişkin, “Yapının ne olacağına kat malikleri karar verir” yanıtını verdi. Bu ifadeler, malikler arasında hukuki süreç ve karar mekanizmasına dair farklı yorumların bulunduğunu gösteriyor.

Hukuki süreç ve teknik seçenekler

Taraflar arasındaki anlaşmazlık, 2022’de verilen “riskli yapı” kararıyla şekillendi. Riskli yapı kararları; yapının statik, yapısal veya güvenlik açısından zarar gördüğü gerekçesiyle yetkili kurumlarca alınabiliyor ve bu kararlar kat maliklerini belirli uygulamalara yönlendiriyor. Konuyla ilgili mevzuat ve uygulama esasları hakkında bilgi için riskli yapı kararlarıyla ilgili mevzuata bakılabilir.

Malikler, yapılan değerlendirmelere itiraz ederek güçlendirme projeleriyle binanın korunmasını talep edebiliyor. Öte yandan, çoğunluğun kararı veya mahkeme süreçleri de binanın geleceğini belirleyebiliyor. Posta Gazetesi’ndeki habere göre, yıkım kararına açılan dava kapsamında duruşmanın 26 Mart’ta görüleceği aktarıldı.

Yerel tartışmanın daha geniş etkileri

Bu tür davalar, bir yapının tarihi, kültürel ve ekonomik değerleriyle maliklerin hakları arasında denge kurulmasını gerektiriyor. Özellikle ünlü kişilerin bulunduğu binalarda kamuoyunun ilgisi artıyor ve tartışmalar medyada geniş yer buluyor. Tarafların iddiaları ve hukuki süreç sonuçlanana kadar binanın akıbeti belirsizliğini koruyor.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *