ÜÇ KAAN TEK KAREDE! Türkiye’nin 5. nesil devrimi: Dış talep artacak mı?

ÜÇ KAAN TEK KAREDE! Türkiye'nin 5. nesil devrimi: Dış talep artacak mı?

SSB Başkanı Haluk Görgün’ün TUSAŞ ziyaretinde KAAN’ın üç prototipi aynı karede görüldü. Yeni prototiplerin rolleri ve olası ihracat etkileri tartışılıyor.

Üç prototip aynı hangarda: Programda kritik eşik

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde Millî Muharip Uçak KAAN’ın geliştirme sürecine ilişkin kapsamlı bir brifing aldı. Ziyarette, ilk uçuşunu 2024’te gerçekleştiren P-0 prototipiyle birlikte üretimi tamamlanan P-1 ve P-2 prototiplerinin aynı hangarda görüntülenmesi dikkat çekti. Görgün, üç prototipin bir arada görülmesinin, önemli bir teknik aşamaya işaret ettiğini ve binlerce kişinin emeğinin somut bir yansıması olduğunu vurguladı.

KAAN projesi, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı hedefinde ilerlerken, yeni prototiplerin devreye alınması hem uçuş hem de yerde yürütülen test kampanyalarının genişleyeceğini gösteriyor. Projeye dair resmi gelişmeler, TUSAŞ’ın KAAN sayfasında periyodik olarak paylaşılıyor.

P-0, P-1 ve P-2: Roller netleşiyor

Havacılık araştırmacısı Cem Doğut’a göre, ilk uçuşu yapan P-0 aslında öncelikle yer testleri için tasarlanmıştı; ancak süreçleri hızlandırmak amacıyla iki kez de uçtu. Kamuoyuyla paylaşılan son görüntülerde yer alan P-1 ve P-2 ise asıl uçuş test kampanyasının omurgasını oluşturacak. Doğut, fotoğraflarda hava alıklarının tam takılı olmadığı ve burun kısmındaki radom kaplamasının eksik göründüğü bir prototipin, muhtemelen yer testlerine ayrıldığını; diğerinin ise bu yıl uçuşlara başlayacak ana platform olabileceğini belirtiyor.

İlk farklar: burun profili ve hava alıkları

Yeni prototipler ile P-0 arasında ilk bakışta göze çarpan bazı tasarım farklılıkları bulunuyor. Doğut, özellikle burun altındaki yapının daha düzleştiğini, hava alıklarının da kokpite göre nispeten geriye çekilmiş göründüğünü ifade ediyor. Uçağın arka bölümünde, iki motor arasındaki kaplama alanında da değişiklikler olabileceği değerlendiriliyor. Bu tür revizyonların, hem P-0’ın iki uçuşundan elde edilen veriler hem de yerde yürütülen sayısal modellemeler ışığında yapıldığı aktarılıyor. Nihai doğrulama ise kapsamlı veri analizi ve devam edecek testlerle netleşecek.

Test temposu artacak: Hürjet örneği ve takvim beklentisi

Asıl uçuş testlerinde görev yapacak prototipin ilk uçuşunun ardından daha yoğun bir program bekleniyor. Doğut, Hürjet’in 300 saati aşan uçuş tecrübesini hatırlatarak KAAN için de farklı coğrafya ve koşullarda sık uçuşlu bir takvimin öngörülebileceğini belirtiyor. Program planlamasına göre yeni prototipin ilk uçuşunun yılın ikinci yarısında gerçekleşmesi hedefleniyor. Bu süreçte her uçuş yeni veriler üretecek; mühendislik değerlendirmeleri sonucunda ihtiyaç halinde yapısal değişiklikler yapılması olağan kabul ediliyor.

Yerde dayanım ve entegrasyon: Seri üretim öncesi filtre

Yer testleri, gövde dayanımı, bağlantı noktalarının uzun ömür performansı ve sistemlerin birlikte çalışma kabiliyetlerinin sınanması açısından kritik. Uçak, belirli noktalardan bağlanarak stres altına sokuluyor; kanat esnetme ve tekrarlı yükleme gibi prosedürlerle yüzlerce saatlik uçuş yorgunluğuna eşdeğer koşullar yaratılıyor. Böylece olası arızalar, seri üretim aşamasına geçilmeden önce tespit edilip giderilebiliyor.

Dış talep ve ortaklık seçenekleri

Beşinci nesil savaş uçağı üreten ülke sayısının sınırlı olduğu dikkate alındığında, KAAN’ın ihracat potansiyeli de tartışılıyor. Doğut, savaş uçağı alımlarının teknik olduğu kadar politik bağlar da oluşturduğunu; bu nedenle bazı ülkelerin daha az siyasi bağımlılık yaratacak alternatiflere yönelebildiğini hatırlatıyor. Türkiye’nin bu çerçevede belirli ülkeler nezdinde “daha esnek” bir tedarik ortağı olarak görülebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan ortak üretim seçeneği, finansman ve takvim açısından avantaj sağlayabilirken; teknoloji paylaşımı ve güvenlik boyutunda dikkatli bir ortak seçimini zorunlu kılıyor.

Sonuç olarak, KAAN programında prototip cephesindeki ilerleme test yoğunluğunun artacağını işaret ediyor. Seri üretime giden yolda her yeni aşama, hem tasarımın olgunlaşmasına hem de olası dış talebin seyrine dair daha net bir tablo sunacak.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *