İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Katar basınına yaptığı değerlendirmede, devam eden müzakere sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Laricani, görüşmelerin sürdüğünü, bölge ülkelerinin de sürecin başarıya ulaşması için çaba gösterdiğini belirtirken, İsrail’in bu süreci “sabote etmeye çalıştığını” savundu.
Müzakereler sürüyor, bölgesel destek vurgusu
Laricani, İran’ın diyaloga açık tutumunu yineleyerek, müzakerelerin bölgedeki istikrar açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Bölge ülkelerinin girişimleri ve arabuluculuk çabalarının olumlu etkilerine dikkat çekti. Açıklamasında, Tahran’ın uzun süredir diplomatik kanallar üzerinden çözüm aradığı mesajı öne çıktı.
Umman üzerinden iletilen mektup ve ABD’den yanıt beklentisi
Laricani, Tahran’ın görüşlerinin ABD tarafına iletilmesi amacıyla Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’ye bir mektup verdiğini hatırlatarak, “ABD’den şu ana kadar resmi bir yanıt alınmadı” dedi. İranlı yetkili, Washington’un masadaki çıkarlarını İsrail’in çıkarlarından ayrı değerlendirebileceğini umduklarını belirtti. Umman, son yıllarda taraflar arasında mesajların iletilmesinde sık başvurulan arabulucular arasında anılıyor.
Nükleer dosyada iş birliğine açık, füze programı müzakere dışı
İran’ın müzakerelerde iş birliğine açık olduğunu yineleyen Laricani, “Donald Trump’ın sık sık dile getirdiği amaç İran’ın nükleer silaha sahip olmamasıdır. Bu, İran’ın da karşı çıkmadığı ortak noktadır” ifadesini aktardı. Ancak İran’ın balistik füze programının “ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu” olduğunu vurgulayan Laricani, bu başlığın müzakere kapsamına alınmayacağını söyledi. Ona göre nükleer mesele dışındaki konuların masaya getirilmesi süreci akamete uğratma riski taşıyor.
İran’ın nükleer programına ilişkin teknik denetim ve uluslararası çerçeve, 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) ile şekillenmişti. Anlaşmanın geleceğine dair tartışmalar sürerken, nükleer faaliyetlerin izlenmesine ilişkin arka plan bilgileri, IAEA’nın İran nükleer dosyasına ilişkin sayfasında yer alıyor.
İsrail’e suçlama ve güvenlik dengesi
Laricani, İsrail’in müzakereleri baltalamaya çalıştığını öne sürerek, “Karşı tarafın önceki tecrübeleri dikkate alarak yeni bir savaş aradığını düşünmüyorum ancak bize zor kullanırlarsa karşılığını alırlar” mesajını verdi. İranlı yetkili, Tahran’ın savaş peşinde olmadığını, ancak olası tehditlere karşı hazırlıklı bulunduğunu kaydetti. “Biz ABD ile müzakere ediyoruz. Bugün en büyük düşmanımız İsrail” sözleri, Tahran’ın güvenlik önceliklerine dair çerçeveyi yansıtıyor.
Bağlam: Anlaşma tartışmaları ve arabuluculuk kanalları
İran ile ABD arasında doğrudan temasın sınırlı kaldığı dönemlerde Umman gibi ülkelerin arabuluculuğu öne çıkıyor. Bölgesel diplomasinin etkinleşmesi, tarafların kırmızı çizgilerini korurken iletişim kanallarını açık tutmayı amaçlıyor. Bu çerçevede, İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması ve yaptırımların gevşetilmesi gibi başlıklar, ayrı dosyalar halinde ele alınıyor; füze programı ise Tahran tarafından güvenlik gerekçesiyle müzakere dışı tutuluyor.
Laricani’nin açıklamaları, sahadaki gerilimin artmaması için diplomatik manevra alanının korunması gerektiği mesajını içeriyor. Sürecin seyrini, Washington’dan gelecek olası yanıtlar, bölge ülkelerinin kolaylaştırıcı rolü ve İsrail’in güvenlik endişelerine verilen tepkiler belirleyecek. Tarafların atacağı adımlar, hem bölgesel istikrar hem de küresel enerji ve ticaret hatlarının güvenliği bakımından yakından izleniyor.
Önümüzdeki dönemde, diplomatik trafik ve arabuluculuk kanallarının yoğunlaşması beklenirken, taraflardan gelecek resmi açıklamalar müzakere dosyasının yönünü tayin edecek.





