Türkiye, Arap Birliği, İİT ve 18 Ülkeden İsrail’in Batı Şeria Kararlarına Ortak Kınama

Türkiye, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve 18 ülkeden ortak açıklama

Türkiye, Arap Birliği, İİT ve 18 Ülke Ortak Açıklama Yaptı

Türkiye, Arap Birliği, İİT ve 18 ülke, İsrail’in Batı Şeria’ya ilişkin hukuka aykırı kararlarını kınayan ortak yazılı açıklama yayımladı.

Açıklamanın kapsamı ve muhataplar

Türkiye ile birlikte Brezilya, Danimarka, Endonezya, Fransa, Filistin, Finlandiya, İspanya, İsveç, İrlanda, İzlanda, Katar, Lüksemburg, Mısır, Norveç, Portekiz, Slovenya, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları ile Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) genel sekreterleri, İsrail’in Batı Şeria’ya ilişkin son kararlarını ortak bir yazılı metinle kınadı.

Kınamanın gerekçesi

Ortak açıklamada, İsrail’in aldığı kararların Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolü kapsamlı biçimde genişlettiği belirtildi. Metinde bu değişikliklerin Filistin topraklarını İsrail’in sözde “devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırdığı, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve İsrail idaresini derinleştirdiği vurgulandı.

Ayrıca açıklamada, söz konusu kararların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Uluslararası Adalet Divanının 2024 tarihli istişari görüşü dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Metinde yer alan talepler ve uyarılar

Açıklamada İsrail Hükümeti’ne kararları derhal geri alma ve uluslararası yükümlülüklere riayet etme çağrısı yapıldı. Metin, İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nın hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtiyor.

Ortaya çıkan son kararların E1 projesi onayı ve ihalesinin yayımlanmasıyla yerleşim politikalarında hızlanma anlamına geldiği, bunun da Filistin Devleti’nin yaşayabilirliği ve iki devletli çözüm açısından doğrudan tehdit oluşturduğu kaydedildi.

Yerinden etme, ilhak ve yerleşimci şiddeti

Ortak metin, Batı Şeria’daki zorla yerinden etme politikaları, yasa dışı yerleşimlerin genişlemesi ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun somut adımlar atma kararlılığını yineledi. Aynı zamanda Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son verilmesi ve sorumluların hesap verebilir kılınması talep edildi.

Ek insani ve hukuki vurgular

Açıklamada Kudüs’teki tarihi ve hukuki statükonun korunmasının önemi özellikle Ramazan ayı bağlamında vurgulandı. Metin, Haşimi himayesinin özel rolüne dikkat çekerek Kudüs’teki tekrarlayan ihlalleri kınadı.

Ortak bildiri ayrıca, Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken vergilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Açıklamada bu gelirlerin, Gazze ve Batı Şeria’daki temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahip olduğu belirtildi.

Sonsöz: İki devletli çözüm taahhüdü

Bildiride, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılık yinelendi. Metin, bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasının bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasına bağlı olduğu görüşünü tekrar etti.

Share it :

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *