Bugünkü Haberler
RESMİ İLANLAR
PTT 1.LİG PUAN DURUMU
TAKIMLAROGBMAvP
1- Abalı Denizlispor2616644354
2- Gençlerbirliği2617363954
3- Osmanlıspor FK2615383548
4- Hatayspor2613853947
5- Gazişehir Gzntp2613674445
6- Altınordu2612953745
7- Ümraniyespor2613673345
8- Adana Demirspor2612593541
9- Boluspor26115103038
10- Altay2610793737
11- Balıkesirspor26105112635
12- Adanaspor2679103030
13- İstanbulspor2651292927
14- Giresunspor2669112527
15- Afjet Afyonspor2667133325
16- Eskişehirspor2667132825
17- Birevim Elazığspor2655162820
18- K. Karabükspor2602248-1
Üst Lig Play Off Alt Lig
¨Ruhlar özgürdür, hapse atılamaz¨
¨Ruhlar özgürdür, hapse atılamaz¨
15 Mart 2019 21:13
Font1 Font2 Font3 Font4
Bu Haber 8 views Okundu

Papillon… Senaryosunun Hollywood efsanesi Dalton Trumbo’nun yazdığı, kimsenin adını ¨en iyi yönetmenler¨ listesinde geçirmese de Planet of the Apes, General Patton, The Boys from Brazil gibi filmlerle dehasını ispatlamış sinemacı Franklin Schaffner’in yönettiği, Stevie McQeen ve Dustin Hofmann’ın aşılamaz oyunculuk performansları sergilediği ama ne hikmetse yeni nesil seyircinin sürekli olarak ¨kitabı daha iyiydi¨ diyerek tekmelediği muhteşem film.

Evet, bu benim sinirimi bozuyor ama sebebini de tahmin edebiliyorum; anlatım biçimleri, kurgu teknikleri, ışık-renk kullanımı vs. değiştikçe bazı iyi filmlere geç kalmış oluyorsunuz aslında. Dönemi için devrimci bir kamera kullanımına sahip olan Papillon elbette kendisine 46 yıl geç kalmış gözlere sıkıcı gelecektir. Edebiyat ise bu zaman aşımından tuhaf bir şekilde muaf, çünkü bir kitabı her okuduğunuzda onu güncellenmiş aklınızla yeniden filme çekmiş gibi oluyorsunuz.

Bu yüzden bazen hayalleri güncellemek gerekiyor. İşte burada da yeniden çevrim (remake) hadisesi gündeme geliyor. Sırf para kazanmak ya da Hollywood mamulleri dışındakilere ilgi göstermeyen Amerikan seyircisi seyretsin diye oldukça yakın tarihli filmlerin bile yeniden çevrimlerinin üretilmesine alıştık. Yıllanmış büyük eserlerin ise sırf isminden dolayı bile seyirci çekmesi hadisesi var risk de büyük zira Papillon gibi filmler sinefiller açısından aşılamaz bir noktada duruyor ve zaman içinde bir tapınağa dönüşmüş durumda. Aynı hikayeden yeni bir film çekmek ise kutsala saldırmakla eşdeğer…

Bu uzun girizgahtan da anlayacağınız üzere Danimarkalı sinemacı Michael Noer’in işi hayli zor ama şunu açıkça ifade edeyim, bir ¨hapishane filmi¨ meraklısı olarak ne kitapla ne de 1973 yapımı filmle kıyaslamayacağım çünkü Kelebek’i sevdim!

Papillon için nihayetinde kuracağım cümleler şunlar; eğer romanla ya da eski filmle kıyaslama tuzağına düşmez iseniz bu yeni Papillon dört başı mamur bir hapishane filmi… Süresi uzun ancak maceranın buna ihtiyacı var. Görsel açıdan da oldukça etkileyici bir film o sebepten, gidin sinemada izleyin derim.




YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa